Tarih

Neden Tarih Bölümü’nde okumalıyım?

Neden Tarih Bölümü’nde okumalıyım?
Tarih, geçmiş ile bugün arasında süre giden bir diyalogdur. Bu disiplin, tüm bireyler ve toplumu kuşatır. Kimliğimizin de önemli bir kısmını geçmişte buluruz. Kimlik inşâları, tarihte olup biteni her zaman dikkate alır. Ama bu inşâ sürecinde ne tek başına geçmiş bizi belirler, ne de biz yoktan bir tarih kurgulayabiliriz. Tarih ve belleğimiz bizi şekillendirirken, tersinden bugünkü algılarımız da tarihe bakışımızı ve ona yaklaşımımızı belirler. Şöyle düşünelim, “bugün”ü anlamlı kılan şey bir “dün”e; “dün”ü anlamlı kılan ise bir “evvelki gün”e bağlıdır. Eğer bu silsileyi geçmişe doğru uzatırsak, bugün ile geçmiş arasındaki kopmaz bağ ortaya çıkar. O halde, bugünün toplumlarını ve devletlerini anlamlı kılan şey, geçmişleriyle irtibatlarıdır. Kaçınılmaz olarak hepimiz tarihin büyük akışının birer parçasıyız. Varlık ve benliğimizi o ırmakta akarken buluruz. Yani, tarih okumak hem kendimizi hem de içinde yaşadığımız toplum, devlet ve dünyayı okumaktır. Ancak böyle geniş bir kavrayışa sahip olanlar, sosyoloji, siyaset, antropoloji ve diğer alanlarda derinlikli analizler yapabilir. Tarih amalgam değil ana bir bilim dalıdır.
Bölümünüzde okuyan öğrencilerin alacakları genel derslerden bahseder misiniz?
İbn Haldun Tarih lisans öğrencilerine karşılaştırmalı bir tarih vizyonu sunuyoruz. Bu sebeple, öğrencilerimiz sadece Türkiye tarihi değil aynı zamanda Avrupa ve Asya tarihi hakkında da mâlûmat sahibi olacaklar. Örneğin, “Çin, Hindistan ve Japonya” dersi öğrencileri Asya kıtasına açacak, “Üç Barut İmparatorluğu: Osmanlı, İran ve Mughal” 16. yüzyılın üç hükümran Müslüman devletini mukayeseli olarak inceleme imkânı verecek. Sadece tarihi metinler değil, aynı zamanda edebiyat, sanat ve sinema üzerinden okumalar yaparak geniş bir perspektif ve hatırı sayılır bir entelektüel birikimle mezun olacaklar. Örneğin, “Sanat ve Edebiyat Nazarıyla Dünya Tarihi” yahut “Film ve Edebiyat Yoluyla Rusya Tarihi” gibi dersler alarak hem entelektüel bilgi birikimi hem de olaylara yaklaşım tarzı bakımından müstesna bir yetiye sahip olacaklardır. Elbette alet ilimlerine, bilhassa dil öğrenimine, büyük bir önem atfediyoruz. Türkiye’de yetişen iyi bir tarihçinin, zaman içinde Doğu ve Batının üçer dilini iyi bilmesi beklenir. Bunlar Arapça, Farsça ve Türkçe (Osmanlıca) ile Almanca, İngilizce ve Fransızcadır.
Bölümünüzde okumanın öğrencilere olan mesleki katkılarından ve gelecekte çalışabilecekleri pozisyonlardan bahseder misiniz?
İnterdisipliner bir öğretim sürecinden geçmiş olan öğrenciler, birikimleri ve geniş bakış açıları sayesinde önlerinde kısıtlı bir iş manzûmesi bulmazlar. Her şeyden önce bu öğrenciler mezun olduklarında iyi derecede iki yabancı dil biliyor, geniş bir kültür birikimine sahip ve dünyanın farklı ülke tarihlerinin mukayeseli analizini yapmış olacaklar. Bu bakımdan Dışişleri Bakanlığı ve sair diplomatik birimlerde uzmanlık yapmaları mümkündür. Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Arşivler (Başbakanlık, Vakıflar, Genel Kurmay, vb.), Tapu Daireleri, Saraylar, Müzeler, dünyanın herhangi bir yerindeki (özellikle Türkiye veya Osmanlı koleksiyonu bulunan) kütüphaneler, nitelikli turist rehberliği, düşünce kuruluşları gibi olanaklar mümkündür. Ayrıca devlet okulları veya iyi maaşlarla kolejlerde öğretmenlik yapılabilir. Çift anadal imkanıyla bu yelpaze daha da genişletilebilir. İbn Haldun Tarih öğrenimi görmüş birinin Türkiye ya da yurt dışında yüksek tahsiline devam etmesi de makul seçeneklerden biridir.
Bölümünüzde okuyacak olanların ne gibi özelliklere sahip olması gerekir?
Sosyal bilimler alanının coğrafya, sosyoloji, felsefe, siyaset bilimi, antropoloji gibi herhangi bir alanına ilgi duyanlar, prensip olarak, Tarih bölümünü tercih edebilirler. Kişinin geniş bir kültüre, genel akademik yeteneğe, bilimsel merak ve tutkuya ve yazma yeteneğine sahip olması beklenir. Disipliner anlamda ilerlemek isteyenler için arşiv çalışması ve tarihi vesikalar üzerinde çalışmak uzun bir araştırma sürecini gerektirebilir. Bu nedenle tarihçi sabırlı, çalışmaktan bıkmayan bir kimse olmalıdır.

Neden İbn Haldun Üniversitesi‘nde Tarih Bölümü okumalıyım?

Neden İbn Haldun Üniversitesi‘nde Tarih Bölümü okumalıyım?
Her şeyden önce Tarih Bölümü’nün oldukça yeterli bir kadrosu var. Bünyesinde Halil Berktay ve Suraiya Faroqhi gibi uluslararası şöhrete sahip isimlerin yanı sıra, lisans ve yüksek öğrenimlerini Türkiye’nin ve dünyanın seçkin üniversitelerinde tamamlamış Faruk Yaslıçimen (Münih doktoralı), Fatih Çalışır (Georgetown doktoralı), Şakir Yılmaz (Bilkent doktoralı), Vehbi Baysan (Manchester doktoralı) ve Ercüment Asil (Chicago doktoralı) gibi genç ve iyi yetişmiş doktor öğretim üyeleri de bulunuyor.
Çift anadal, yandal programları ve bölümler arası yatay geçiş gibi imkânlarınız nelerdir?
Eğer öğrenci Tarih Bölümü dışında başka bir alana yoğun ilgi duyuyor ve kabiliyetleri de bununla örtüşüyorsa, bir yandal programını muhakkak öneririz. Bunun bir adım ilerisinde, eğer öğrencinin iki bölümün ana derslerine karşı eşit derecede merakı ve ilk sene boyunca gösterdiği performansından da anlaşılacağı üzere her iki bölümün ana derslerini hakkıyla yerine getirebilecek azmi ve çalışkanlığı varsa, bunu da notlarına yansıtabilmişse, o zaman çiftanadal programını öneririz. Aksi takdirde, çift anadal programı öğrencinin derinleşmesine engel olabilir ve nitelikli bir mezun olarak üniversiteden ayrılmayabilir. Bu ise, tersinden öğrencinin gelecek planlarını olumlu değil olumsuz yönde etkileyecektir. Dolayısıyla, buna süreç içinde karar verilebilir.
Bölümünüzün eğitim dili nedir?
Bölümün eğitim dili %100 İngilizcedir. Ancak ilk senelerde Türkçe yan programlar koyarak öğrencilerin entelektüel gelişimini ana dillerinde de destekliyor olacağız. Örneğin, Tarih bölümü hazırlık öğrencileriyle Çarşamba günleri oto biyografik okumalar yapıyor ve Halil Berktay, İlber Ortaylı, Kemal Karpat, Ahmet Yaşar Ocak, Eric Hobsbawm, Sencer Divitçioğlu, Sina Akşin, Fuat Sezgin gibi tarihçilerin otobiyografik söyleşilerini okuyup tartışarak erken dönemde önemli tarihçilerin tecrübelerinden istifade etmelerini sağlıyoruz. Bu toplantılara tüm öğrencilerimiz ve bölüm hocaları aynı anda katılıyor ve herkes konuşuyor.
Öğrenciyle birebir ilgilenme politikanız nedir?
Danışmanlık sistemini aktif olarak yürütüyoruz. Bölümde her bir öğrencinin akademik danışmanı oluyor ve öğrencilerle muvakkat toplantılar yapılıyor. Başka türlü sıkıntılarını da paylaşmak için ya da hangi alanda neler okumaları gerektiği konusunda bilgi almak için de randevu almadan gelip bizimle istişare edebiliyorlar.
Öğrenciyken ve sonrasında Staj / Deneyim / Uygulama olarak bize neler sunabilirsiniz?
Öğrenciler, üniversite bünyesinde kurulması planlanan merkezler veya yürütülecek projelerde 2. sınıftan itibaren destek verebilirler. Bu onlara önemli bir tecrübe kazanımı sağlayacaktır.
İbn Haldun Üniversitesinin ayrıcalıklarından biri olan karşılaştırmalı eğitim modeli Bölüm Programınıza nasıl yansımıştır?
İbn Haldun Tarih Bölümü lisans öğrencilerine karşılaştırmalı bir tarih vizyonu sunuyoruz. Bu sebeple, öğrencilerimiz sadece Türkiye tarihi değil aynı zamanda Avrupa ve Asya tarihi hakkında da mâlûmat sahibi olacaklar. Örneğin, “Çin, Hindistan ve Japonya” dersi öğrencileri Asya kıtasına açacak, “Üç Barut İmparatorluğu: Osmanlı, İran ve Mughal” 16. yüzyılın üç hükümran Müslüman devletini mukayeseli olarak inceleme imkânı verecek.
Müfredatınızda sizi diğer üniversitelerden farklı kılan nedir?
Lisans öğrencileri için ders programımızda Sosyoloji, Siyaset Bilimi, Felsefe, Psikoloji gibi bölümlerden ders alabilmeleri için yeterince boşluk bırakıyoruz. Böylece ilgi alanları doğrultusuna kendilerini geliştirme imkânı da sunmuş oluyoruz. Az sayıda seçkin öğrenciler olacakları için öğretim üyeleriyle aktif danışmanlık sistemi sayesinde diğer ilgilerini fark etme ve ona göre başka bölümlerden ders seçme olanakları yüksektir. İlginin çok yoğunlaştığı durumlarda zaten yandal ve çift anadal seçenekleri düşünülmeye başlanır.
Bir araştırma üniversitesinde bu bölümü okumanın avantajı ne olacaktır?
İbn Haldun Üniversitesi, bir yüksek tahsil üniversitesi (graduate school) olacağı için lisans öğrencileri önemli çalışmalara imza atan veya atacak ve dünyanın farklı coğrafyalarından gelecek doktora öğrencileri ve araştırmacılarla tanışma ve onların seminerlerini de dinleme imkânına kavuşabileceklerdir. Üniversite bünyesinde yapılacak çok sayıda proje ve etkinliğe katılma imkânı da yine onlara bir şeyler katacaktır. Peyderpey açılması planlanan araştırma merkezleri bünyesinde belli vazifeler olmaları mümkündür.